Hukukhaberleri
Uşak Tüketici Avukatı - Tüketici Hakem Heyeti Kararına İtiraz Edilmeyip Kesinleşen Kararın İcraya Konulması Suretiyle Tahsil Edilen Paranın İstirdatı İçin Dava Açılamayacağı Yazdır
Sosyal Medyada Bizi Paylaşın

Özet: Tüketici Hakem Heyeti kararına 15 gün içinde itiraz etmeyip, kesinleşen Hakem Heyeti kararının icraya konulması suretiyle tahsil edilen paranın istirdatı için dava açılamayacağı...6502 Sayılı Kanun'un 70/2 maddesinde ifade edildiği üzere, kesinleşen Tüketici Hakem Heyeti kararının İİK 38. maddesinde belirtilen ilam niteliğini haiz belge niteliğinde bulunmasına göre, bu belgeye istinaden icraen infaz edilen alacak sebebiyle istirdat davası açılması mümkün değildir.


T.C.
YARGITAY
11. HUKUK DAİRESİ
E. 2017/2900
K. 2017/5921
T. 31.10.2017
Taraflar arasında görülen davada ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen ve yukarda tarih ve sayısı belirtilen kararın HMK 363 maddesi gereğince kanun yararına bozulmasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından istenilmesi üzerine dava dosyası ve içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve diğer tüm dosya kapsamındaki delil ve belgeler incelendi. Gereği müzakere edilip düşünüldü:
KARAR : Davacı vekili, davalının müvekkili banka ile yaptığı kredi sözleşmesi uyarınca kendisine kredi kullandırıldığı, kendisinden masraf adı altında haksız para alındığı iddiasıyla ve bedelin iade istemiyle müvekkili aleyhine Tüketici Hakem Heyetine başvurduğunu, Hakem Heyetince davalı lehine karar verildiğini, karara itiraz edilmediğini, müvekkilince icra müdürlüğüne 878.88 TL ödendiğini, davalının kullandığı kredinin ticari kredi olması sebebiyle Hakem Heyeti kararının yasaya aykırı olduğunu, paranın icra tehdidi altında ödendiği bildirerek ödeme tarihinden itibaren işleyecek faizi ve yargılama giderleri ile birlikte davalıdan istirdadına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, kesinleşen Hakem Heyeti kararının icraya konulması suretiyle tahsil edilen paranın istirdadının istenemeyeceğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Miktar itibariyle kesin olan kararın bozulması istemiyle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca kanun yararına temyiz yoluna başvurulmuştur.
Dava, kesinleşen Tüketici Hakem Heyeti kararı gereğince icraen davalıya ödenen paranın davalıdan istirdadı istemine ilişkindir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 70/2 maddesinde "Tüketici Hakem Heyetinin kararlarının icra ve iflas Kanununun ilamların yerine getirilmesi hakkındaki hükümlerine göre yerine getirileceği" düzenlenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, Tüketici Hakem Heyeti kararı taraflara 29.12.2014 tarihinde tebliğ edilmiş, karar aleyhine tüketici mahkemesi nezdinde itirazda bulunulmamış ilamlı icra takibi üzerine borç 16.02.2015 tarihinde davacı banka tarafından icra dairesine ödenmiş, 26.03.2015 tarihinde de eldeki dava açılmıştır.
6502 Sayılı Kanun'un 70/2 maddesinde ifade edildiği üzere, kesinleşen Tüketici Hakem Heyeti kararının İİK 38. maddesinde belirtilen ilam niteliğini haiz belge niteliğinde bulunmasına göre, bu belgeye istinaden icraen infaz edilen alacak sebebiyle istirdat davası açılması mümkün değildir.
Yerel mahkemece, açıklanan yasal düzenlemelere göre istirdat davasının reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bu yönden karar yürürlükteki hukuka aykırı bulunduğundan kararın kanun yararına bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeple Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın HMK 363 maddesine davalı kanun yararına bozma isteğinin kabulüyle yerel mahkeme kararının sonuca etkili olmamak üzere BOZULMASINA, karardan bir örneğinin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 31/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

Uşak Avukat

Copyright © 2015 - Mavıoğlu
Uşak / Türkiye