Hukukhaberleri
Tapu İptal ve Tescil Davası Davacı Yanın Dava Dilekçesinde Maddi Hata Yapmış Olması Yazdır
Sosyal Medyada Bizi Paylaşın

(6100 S. K. m. 180, 183, 353) (1086 S. K. m. 80)

 

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescile ilişkin dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda:

 

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

 

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:

 

Davacı asil dava dilekçesinde özetle adına kayıtlı 126 parsel sayılı taşınmazın 1800 m2 olduğunu, 1600 m2 kendi tarafından kullanıldığını, 200 m2'sinin davalılar tarafından kullanıldığını, arazisi üzerindeki haksız kullanımlarının devam ettiğini açıklayarak sonuç itibariyle tapu iptali ve tescile karar verilmesini talep etmiştir.

 

Davalı davanın reddini talep etmiştir.

 

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:

 

Mahkemece, davacının süresi içinde usulüne uygun olarak ıslah dilekçesi vermediği bu nedenle ıslahın yapılmamış sayıldığı, dava dilekçesine göre de tapu iptali ve tescil talebi yönünden davacının kendi parseline dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

 

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ:

 

Davacı vekili, süresi içinde verilen ıslah dilekçesi ile dava ıslah edilmiş olmasına rağmen ıslah edilmemiş sayılmasına karar verilerek davanın reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğu gerekçesiyle hükmün kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

UYUŞMAZLIK KONUSU HUSUSLAR:

 

Dava dilekçesindeki talep sonucuna göre davanın tamamen ıslahı gerekip gerekmediği, ıslah gerektiği kabul edilmesi halinde ıslahın usulüne uygun olarak yapılıp yapılmadığı hususu üzerinde toplanmaktadır.

DELİLLER:

 

Davacıya ait 126 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı,

GEREKÇE:

 

Dava müdahalenin önlenmesine ilişkindir.

 

Kuşçulu Mahallesi 126 parsel sayılı 1.800,00 m2 yüzölçümündeki fındık bahçesi niteliğindeki taşınmaz tapu sicilinde davacı Mehmet Koçoğlu adına tapuda kayıtlıdır.

 

Davacı dava dilekçesinde açıkça adına kayıtlı 1.800,00 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 200,00 m2lik bölümüne davalılar tarafından müdahale edildiği, müdahalenin haksız olduğu açıklanmış netice itibariyle tapu iptal ve tescili karar verilmesi talep edilmiştir.

 

Mahkemece öncelikle davacı vekiline dava dilekçesinde hangi parseli dava ettiklerini açıklamak üzere süre verilmiş, daha sonra davacı vekili 23/05/2017 duruşmada taleplerinin müvekkilinin taşınmazının müdahalesinin menine ilişkin olduğu, davacıya ait taşınmazın 1800 m2 olup dava dilekçesinde belirtildiği üzere 200 m2lik kısmına müdahale edildiğini, talep kısmında tapu iptali ve tescil şeklinde yazılmış ise de bu hususun maddi hatadan kaynaklandığı, taleplerini bu şekilde ıslah ettiklerini bildirmiştir.

 

Bu beyan üzerine mahkemece davacı vekiline HMK'nun 180 maddesi uyarınca 1 haftalık kesin süre verilmesine, kesin süre içinde dilekçe ibraz edilmediğinde ıslah haklarını kullanmış sayılacaklarının ihtarına karar verilmiş, tutanağa ihtar yapıldığı hususu yazılmıştır.

 

Davacı vekili, bu süre içinde ıslah istemlidir konulu dilekçesini sunarak dava dilekçesindeki maddi hatadan dolayı davalarını ıslah ettiğini bildirmiştir.

 

Mahkemece yeni bir dilekçe verilmemiş olması nedeniyle ıslahın usulüne uygun yapılmadığı kabul edilerek ıslah edilmemiş sayılmasına ara karar ile karar verilip sonuç olarak tapu iptali ve tescil davasında davacının hukuki yararı olmadığı gerekçesiyle dava reddedilmiştir.

 

Davacı asil tarafından dosyaya sunulan dava dilekçesinde izahı bölümünde açıkça davalıların taşınmazına müdahale ettiği, müdahalenin haksız olduğu açıklanmış olup sonuç bölümünde taşınmazın tapu kaydının iptaline karar verilmesi talep edilmiştir. Davacı vekilince dava dilekçesinde maddi hata yapıldığından bahisle 13/05/2017 tarihinde düzeltme beyanında bulunulduğu, davanın müvekkilinin taşınmazının müdahalesinin mennine ilişkin olduğu, dava dilekçesi içeriğinden bu hususun anlaşıldığı açıklanmıştır. Bu olgular karşısında, davacı yanın dava dilekçesinde maddi hata yapmış olduğu ve bu tür hataların ıslaha gerek kalmaksızın HUMK'nun 80 ve HMK'nun 183. maddeleri uyarınca karar verilinceye kadar daima giderilebileceği gözetilerek davanın müdahalenin önlenmesi niteliğinde olduğu kabul edilip tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

 

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

 

Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6.maddesi uyarınca KABULÜNE,

 

Ünye 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 12/09/2017 tarih 2016/242 Esas, 2017/283 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,

 

Dosyanın Dairemiz kararına uygun şekilde inceleme yapılmak üzere mahalli Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,

 

Davacının yatırmış olduğu istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine,

 

Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,

 

İstinaf incelemesi dosya üzerinden duruşma yapılmaksızın yapıldığından başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

 

Kararın Mahkemesi’nce taraflara tebliğine,

 

Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-a-6 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.

 

Samsun BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
2. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 1154
Karar: 2017 / 1154
Karar Tarihi: 22.12.2017

Copyright © 2015 - Mavıoğlu
Uşak / Türkiye