Hukukhaberleri
Kesinleşmiş Kararlar Bakımından da Uzlaştırma Hükümlerinin Uygulanması Gerektiği Yazdır
Sosyal Medyada Bizi Paylaşın

kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu'nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma borusuna gönderilmesi gerektiği

Yargıtay 15. Ceza Dairesi
2017/35160 E. 2017/21638 K.
K. Tarihi: 30.10.2017
Mahkeme: Asliye Ceza Mahkemesi
Konu: Dolandırıcılık suçundan sanık ...'nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığının 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından infazda oluşan tereddüdün giderilmesi için bir karar verilmesi talebi üzerine, infazın durdurularak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılması.
Dolandırıcılık suçundan sanık ...'nun 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 157/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Asliye Ceza Mahkemesinin kararının kesinleşmesini müteakip, infaz savcılığının 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişik Yapılmasına Dair Kanun'un 34. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinde yapılan değişiklik neticesinde infaza konu ilamdaki suçun uzlaştırma kapsamına alındığından infazda oluşan tereddüdün giderilmesi için bir karar verilmesi talebi üzerine, infazın durdurularak dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilmesine ilişkin aynı Mahkemenin ek kararına karşı yapılan itirazın kabulü ile ek kararın kaldırılmasına dair mercii Ağır Ceza Mahkememisinin karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 10/10/2017 gün ve 94660652-105-81-2289-2017 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 17/10/2017 gün ve 2017/57836 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu. Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede; Dosya kapsamına göre, sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun, hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendi gereğince uzlaşma kapsamına alındığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ilamında belirtildiği üzere, uzlaştırma kurumu her ne kadar 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 253. ve 254. maddelerinde hüküm altına alınarak usul hukuk kurumu olarak düzenlenmiş ise de, fail ile devlet arasındaki ceza ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi hukuka da ilişkin bulunması nedeniyle yürürlüğünden önceki olaylara uygulanabileceği, bu uygulamanın sadece görülmekte olan davalar bakımından geçerli olmıayacağı, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesindeki "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunu ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, falin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." şeklindeki hüküm uyarınca kesinleşmiş kararlar bakımından da uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiği cihetle; hükmün infazının durdurularak, 5271 sayılı Kanunu'nun 253. maddesindeki esas ve usullere göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirilmesi için yargılama dosyasının uzlaştırma borusuna gönderilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın reddine yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur. 5271 sayılı CMK’nın 253 ve 254. maddelerinde düzenlenen uzlaşma, sadece sanığa değil aynı zamanda ve öncelikle, mağdurun zedelenen hukukunun düzeltilmesine hizmet amacı gütmesi ve biçimi itibariyle bir ceza yargılaması müessesesi olsa da, fail ile devlet ilişkisini sona erdirmesi bakımından maddi ceza hukukunu da ilgilendirmesi nedeniyle kesinleşmiş kararlar yönünden de uzlaştırma hükümlerinin uygulanması gerektiğinin anlaşılması karşısında; itirazın bu nedenlerle reddi yerine, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesinde isabet bulunmadığından, kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görülmekle, Ağır Ceza Mahkemesinin kararının, 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesi gereğince BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca müteakip işlemlerin itiraz merciince yerine getirilmesine, hükümlü, bu suçtan cezaevine alınmışsa, İNFAZIN DURDURULMASINA, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse bu suçtan derhal tahliyesi için ilgili Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılmasına, oybirliğiyle karar verildi.

Copyright © 2015 - Mavıoğlu
Uşak / Türkiye