ceza mahkemelerinde vekalet ücreti... Sanığın yargılandığı birden fazla suçtan birinden beraat edip, diğeri/lerinden HAGB veya düşme kararı veya mahkumiyet kararı verilirse anık müdafi lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği..müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmaması karşısında; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat ettiği suç yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığı..
T.C.
YARGITAY
15. CEZA DAİRESİ
E. 2017/1933
K. 2017/21355
T. 25.10.2017
Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükümleri sanıkların müdafi tarafından vekalet ücreti ile sınırlı olarak, yine sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat hükümleri ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı katılan ... vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;
KARAR : 1-) Katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Keşidecisi ...olarak görünen ve sahte olduğu tespit edilen suça konu 30/11/2008 keşide tarihli 5.000 TL bedelli çekten dolayı sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçlarından verilen beraat hükümleri ve sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına yönelik,doğrudan zarar görmeyen şikâyetçi bankanın kamu davasına katılma hakkının bulunmadığı anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'un 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
2-) Sanıklar müdafinin temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Sanıklar müdafinin sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olduğundan bahisle vekalet ücreti ile sınırlı olarak temyiz isteminde bulunduğu, dosya kapsamından; sanıklardan ... hakkında dolandırıcılık ve sahtecilik suçlarından beraat hükmü verildiği diğer sanık ... hakkında ise yalnızca dolandırıcılık suçundan beraat hükmü verildiği, sahtecilik suçundan ise hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği anlaşılmakla,
a-)Sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden sanık müdafinin vekalet ücreti ile sınırlı olarak yaptığı temyiz itirazlarında;
Her ne kadar sanık müdafi resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasını geri bırakılmasına karar verilen sanık hakkında dolandırıcılık suçundan beraat ettiğini gerekçe gösterip ücreti vekalet talep etmişse de, bu sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği göz önüne alındığında sanığın dosya kapsamından ücreti vekalete hak kazanmadığı anlaşılmakla, mahkemenin bu sanık yönünden vekalet ücretine hükmedilmemesine dair kararında isabetsizlik bulunmamıştır.
Yapılan yargılama sonunda, sanığın ücreti vekalete hak kazanmadığı mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
b-) Sanıklar müdafinin sanık ... hakkında kurulan hükümler yönünden vekalet ücreti ile sınırlı olarak yaptığı temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1136 Sayılı Kanun'un 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13.maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekille temsil ettiren ve üzerine atılı dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarının her ikisi hususunda beraat kararı verilen sanık ... lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
SONUÇ : Yasaya aykırı olup, iş bu sanık yönünden müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple 5320 Sayılı Kanun'un 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK'nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ilgili kısmına "sanık kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre belirlenen 2.640 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine" fıkrasının eklenmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 25/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
18. CEZA DAİRESİ
E. 2016/397
K. 2017/9909
T. 28.9.2017
Yerel Mahkemece bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre ve sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında hakaret suçundan açılan kamu davası hakkında zamanaşımı süresince hüküm kurulabileceği, ayrıca sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyizinin vekalet ücretine yönelik olduğu anlaşılmakla, dosya görüşüldü:
KARAR : A-) Sanık ... hakkında hakaret suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara karşı yalnızca itiraz yolu açık olup, yapılan başvurunun bu doğrultuda değerlendirilmesinin gerekli bulunduğu,
Anlaşıldığından, sanık ... müdafilerinin tebliğnameye uygun olarak, temyiz davası istemi hakkında bir KARAR VERMEYE YER OLMADIĞINA, dosyanın incelenmeksizin mahalline İADESİNE,
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
B-) Sanıklar ..., ... ve ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret eylemlerine dair kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Sanıklar hakkında, yargılandıkları aynı davada görevi yaptırmamak için direnme ve hakaret suçlarından beraat kararı verilmişse de, mala zarar verme suçundan düşme kararı verilmesi karşısında, sanıkların müdafileri tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmadığı, bu sebeple de vekalet ücretine hükmedilemeceği gözetilerek;
Vekalet ücretine yönelik, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz iddiaları yerinde görülmediğinden tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
C-) Sanık ... hakkında görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizde;
Sanığa yükletilen görevi yaptırmamak için direnme eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,
SONUÇ : Anlaşıldığından, sanık ... müdafilerinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA, 28/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
T.C.
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
E. 2014/5510
K. 2016/5791
T. 2.6.2016
5271/m.231
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;
5271 Sayılı CMK'nın 260/1. maddesine göre katılan sıfatını alabilecek surette sanıklara yüklenen suçlardan zarar görmüş olan ve katılma talebi karara bağlanmayan şikayetçi Beyobası Belediye Başkanlığının kanun yoluna başvurma hakkının bulunduğu ve vekilinin 17.1.2013 havale tarihli dilekçeyle hükümleri temyiz ettiği anlaşılmakla, aynı Kanun'un 237/2. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak Beyobası Belediye Başkanlığının katılma talebinin KABULÜNE, sanık ... hakkında görevi kötüye kullanma suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın CMK'nın 231/12. maddesi uyarınca itiraza tabi olduğu ve itiraz merciince mahallinde bu konuda bir karar verilmesi mümkün görüldüğünden, incelemenin sanıklardan ... ve ... haklarında görevi kötüye kullanma ve özel belgede sahtecilik, diğer sanık ... hakkında ise özel belgede sahtecilik suçlarından kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan vekilinin temyiz itirazları ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
KARAR : Gerekçeli karar başlığında katılan kurum ve vekilinin adlarına yer verilmemesi mahallinde eklenebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklardan ... hakkında verilen beraat hükmü yönünden yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesinde “Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilir.”, CMK'nın 5560 Sayılı Kanun'un 27. maddesiyle değişik 325/1-2. madde ve fıkralarında ise “(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir. (2) (Değişik fıkra: 6.12.2006 - 5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır.” biçiminde düzenlemeler bulunduğu,
CMK'nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile eylemin suç ve sanığın suçlu olduğu tespit edilip, bir mahkumiyet hükmü kurulduğu, mahkumiyet hükmü mevcut olmakla birlikte sanığın kabulüyle sanık ile ceza arasındaki bağlantının belirli şartlarda kesildiği ve açıklanmasının askıya alındığı ve geri bırakıldığı, dosya içeriğine göre sanıklardan ...'un özel belgede sahtecilik suçundan beraatine, görevi kötüye kullanma suçundan ise mahkumiyetine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararlar verilmiş olması ile sanıkla ilgili olarak müdafii tarafından sunulan avukatlık hizmetinin bölünmesinin mümkün olmaması karşısında; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddesi uyarınca beraat ettiği suç yönünden kendisini vekil ile temsil ettiren sanık ... yararına Hazine aleyhine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesine yasal olanak bulunmadığının gözetilmemesi,
SONUÇ : Kanuna aykırı ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 Sayılı Kanun'un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK'nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, ancak bu hususun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 2 no.lu bendinin 3. paragrafında yer alan sanık ... yararına, Hazine aleyhine vekalet ücretine hükmolunmasına dair kısmın hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle adı geçen sanık hakkında sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK, delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle sanıklar ... ve ... haklarında özel belgede sahtecilik ve görevi kötüye kullanma suçlarından kurulan hükümlerin de DOĞRUDAN ONANMASINA, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Av.Mehmet Kaya