Hukukhaberleri
Sökülerek İkinci Defa Yapımdan Kaynaklanan Masraf ve Giderlerden Davalı İş Sahibinin Sorumlu Tutulamayacağı Yazdır
Sosyal Medyada Bizi Paylaşın

 

 

(6098 S. K. m. 471, 472) (6100 S. K. m. 353)

 

Mahalli Mahkemenin kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olmakla, Dairemiz Hakimi Ş. H. Ç. tarafından hazırlanan inceleme raporu incelendi. Yapılan müzakere sonucu;

 

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

 

Davacı vekili davacının alacağının tahsili maksadıyla yaptığı icra takibine davalı tarafın itiraz ettiğini, takibe dayanak olan 01/08/2012 tarihli 107.256,10 TL'lik faturanın 01/08/2012 tarihinde borçlu Şirket Teknik Servisi yetkilisi A. N.'ya elden teslim edildiğini, on iki kalemden oluşan işlerin ise B. Ş.'in şahitliğinde ve imzası da alınmak suretiyle yine teknik servis yetkilisi A. N.'ya 31/07/2012 tarihinde teslim edildiğini, iş teslim tutanağında teslim edilen işlerin belli olduğunu ve imalat bedelinin ayrı ayrı yazıldığını ileri sürerek haksız itirazın iptaline, borçlunun %20 icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

 

Davalı vekili söz konusu faturanın teslim edildiği iddia olunan A. N.'nun 22/07/2012 - 27/09/2012 tarihleri arasında şirketlerinde işçi olarak çalıştığını ancak iş teslim alma ya da şirket adına gelen bir faturayı teslim alma gibi hiçbir yetkisinin bulunmadığını, A. N.'nun daha önce davacı yanında çalıştığını, B. Ş. isimli kişiyi tanımadıklarını, faturadaki işlerin hepsinin bir günde yapılıp teslim edilecek nitelikte bulunmadığını, 31.10.2016 tarihli dilekçesi ile de davacının basiretli bir tacir olarak kot farkından kaynaklanan hatayı iş bitene kadar fark etmemesinin mümkün olmadığını ileri sürerek davanın reddine, kötü niyetli takipten dolayı %20'den aşağı olmamak üzere davacı tarafın tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

 

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak iddiasına dayanılarak yapılan takibe itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, kararı davacı vekili ile davalı vekili istinaf etmiştir.

 

Taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık fatura kapsamındaki işlerin yapılıp yapılmadığı ve davacının bedele hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmaktadır.

 

Alanya 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/166 D.İş sayılı dosyasından alınan bilirkişi raporu ile, 30/01/2014 tarihli bilirkişi raporunu da değerlendirmek suretiyle düzenlenen, dosya kapsamına uygun ve hükme esas alınabilecek nitelikteki 21/04/2015 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda yapılan değerlendirmeye göre yapılan işlere yönelik 31/07/2012 tarihli iş teslim tutanağı ile 01/08/2012 tarihli faturanın davalının sigortalı işçisi A. N.'ya teslim edilmesine ve süresinde bir itirazın bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan istinaf isteminin, davacı vekilinin ise tüm istinaf isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

 

Her ne kadar süresinde itiraz edilmeyen faturaya ve iş teslim tutanağına, tanık beyanları ile bilirkişi raporlarına göre bir kısım işlerin davacı tarafından yapıldığı sabit ise de; davacının 19/09/2014 tarihli celsedeki beyanını da dikkate alınarak sökülüp yeniden yapılmak durumunda kalınan işler bakımından davalı tarafa yüklenecek bir kusur bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekmektedir.

 

6098 sayılı TBK'nun 471/1.maddesi gereğince yüklenici, üstlendiği edimleri işsahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır.

 

 6098 sayılı TBK'nun 471/2.maddesi gereğince Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken meslekî ve teknik kurallara uygun davranışı esas alınır.

 

Yine 6098 sayılı TBK'nun 472/3.maddesine göre eser meydana getirilirken, işsahibinin sağladığı malzemenin veya eserin yapılması için gösterdiği yerin ayıplı olduğu anlaşılır veya eserin gereği gibi ya da zamanında meydana getirilmesini tehlikeye düşürecek başka bir durum ortaya çıkarsa, yüklenici bu durumu hemen işsahibine bildirmek zorundadır; bildirmezse bundan doğacak sonuçlardan sorumlu olur.

 

Davacı yüklenicinin 19/09/2014 tarihli celsedeki beyanından da anlaşılacağı üzere yüklenici işe başlamadan önce kot farklılığını ve zemine şap atılması gerektiğini bilmektedir. Ancak buna rağmen iş sahibine bu durumu ihbar ettiğini ve buna rağmen iş sahibinin talimatı ile işi yapmak durumunda kaldığını iddia ve ispat etmemiştir. Bu nedenle sökülerek, ikinci kez yapılan işlerin bedelinden davalı iş sahibini sorumlu tutulamaz.

 

Yukarıda açıklananlar ve tüm dosya kapsamına göre, 21.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda bildirilen ve sökülerek, ikinci defa yapımdan kaynaklanan masraf ve giderlerden davalı iş sahibinin sorumlu tutulamayacağı, bunlar dışlanarak yapılan hesaplamada davacı tarafın talep edebileceği miktarın 14.795,00 TL + KDV olduğunun bilirkişi raporuyla tespit edildiği, bu miktar esas alınarak sonuca gitmek gerekirken, mahkemenin yazılı olduğu şekilde karar vermesinin isabetli olmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulü ile bu yönden mahkeme kararının düzeltilmesi amacıyla, Mahkeme kararının kaldırılarak, HMK'nun 353/1-b/2. maddesi gereğince, yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.

 

SONUÇ: 1) Yerel Mahkeme kararının KALDIRILMASINA,

 

2) Davanın KISMEN KABULÜ ile, davalının Alanya 3. İcra Müdürlüğünün 2012/6219 esas sayılı takibe yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 17.458,10 TL üzerinden devamına,

 

3) Alacak miktarı likit olmadığından icra inkar tazminatı isteminin reddine,

 

4) Davalının kötü niyet tazminatı talebinin reddine,

 

5) Alınması gerekli 1.192,56 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 1.295,50 TL harçtan mahsubuyla bakiye 102,94 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talebi halinde ilk derece mahkemesince davacıya iadesine,

 

6) Davacı tarafın başvuru harcı ile birlikte peşin ödediği 1.216,86 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

 

7) Davacı tarafça yapılan bilirkişi gideri, tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 1.616,80 TL'nin 17458/107256 oranında davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan yargılama giderlerinin davacının kendi üzerinde bırakılmasına,

 

8) Kabul edilen miktar üzerinden tarifeye göre belirlenen 2.094,96 TL ücreti vekaletin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

 

9) Reddedilen miktar üzerinden tarifeye göre belirlenen 9.933,84 TL ücreti vekaletin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

 

10) Gider avansından kullanılmayan kısımların karar kesinleştiğinde İlk Derece Mahkemesince yatıran tarafa iadesine,

 

11) Davacı tarafın istinaf talebi reddedilmiş olmakla, alınması gerekli istinaf karar harcının, peşin alınan harçtan mahsubuyla, yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Davalının yatırdığı istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talebi halinde ilk derece mahkemesince davalı tarafa iadesine,

 

Dair, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Dairemize ya da Dairemize gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere 17.10.2017 tarihinde oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

 

Antalya BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 280
Karar: 2017 / 354
Karar Tarihi: 17.10.2017

Copyright © 2015 - Mavıoğlu
Uşak / Türkiye