1. Hukuk Dairesi 2013/13232 E. , 2014/14676 K.
Hukuk Dairesi 2013/13232 E. , 2014/14676 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : GAZİOSMANPAŞA 3. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/04/2013
NUMARASI : 2012/224-2013/149
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine
ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak
saptanan 23.09.2014 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden vekili Avukat gelmedi, temyiz edilen davalı K. İ. Konut İmar
Plan Turizm Ulaşım San. Ve Tic. A.Ş. vekili Avukat H. E. E. geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen ihbar olunan Ç.. A...vekili
Avukat gelmedi yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar
verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi
tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava; çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi, eski hale getirme ve zararın tazmini isteklerine ilişkin olup mahkemece; pasif husumet
yokluğundan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; komşu parselde davalı şirket tarafından yaptırılan inşaat çalışmaları sırasında çıkan toprak, moloz ve
diğer atıkların usûlsüz olarak maliki bulunduğu 3 parsel sayılı taşınmaza döküldüğünü, hafriyat nedeniyle arsanın kullanılamaz hale
geldiğini, maddi zararın oluştuğunu, noter kanalıyla keşide edilen ihtarname ile zararın giderilmesi ile hafriyatın kaldırılmasını
istediği hâlde, sonuç alamadığını ileri sürerek eldeki davayı açmış, davalı şirket ise, malik bulunduğu taşınmaza inşaat yapılmak
üzere dava dışı yüklenici Ç. Yapı Sanayii ve Ticaret AŞ. ile eser sözleşmesi yapıldığını, yüklenici şirketin eser sözleşmesi
kapsamında K. İstanbul Konut İmar Turizm A.Ş.'den bağımsız olarak inşaat yaptığını, anılan sözleşmenin eki Özel Teknik ve İdari
Şartname uyarınca sorumluluğun yüklenici şirkete ait olduğunu, kendilerine husumet yöneltilemeyeceğini belirterek davanın reddini
savunmuş, mahkemece de savunmaya itibar edilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; paylı mülkiyet üzere olan dava konusu 185 ada, 3 parsel sayılı taşınmazda davacının
dava dışı Hazine ile paydaş olduğu, davalı şirketin kayıttan ve mülkiyetten kaynaklı bir hakkının bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Öte yandan; davacıya zarar verilmesine yol açan inşaatın, davalı ile dava dışı yüklenici Ç.Yapı Sanayii ve Ticaret AŞ. arasında
düzenlenen 29/01/2008 tarihli "Gayrimenkul Satış Vaadi ve Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi" uyarınca yapıldığı sabittir. Bu durumda
yüklenicinin eseri meydana getirirken kendi adına olduğu kadar arsa ve yapı malikleri adına da hareket ettiği kuşkusuzdur.
Hemen belirtilmelidir ki; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (TMK) 683. maddesindeki düzenlemeye göre; mülkiyet hakkı sahibinin
her türlü haksız elatmanın önlenilmesini isteyebileceği, 4721 sayılı TMK'nin 730. ve 738. maddelerindeki düzenlemeler karşısında;
arsa malikinin yüklenici ile arasında gerçekleştirdiği aktin ifası sırasında meydana gelen zarardan üçüncü kişilere karşı kusursuz
sorumluluğunun bulunduğu arsa malikinin hiçbir kusuru olmasa bile kendi arsasına yaptırdığı yapının doğuracağı her türlü zarardan
yapı maliki olması nedeniyle kusur aranmaksızın üçüncü kişilere karşı sorumlu olduğu tartışmasızdır.
Diğer taraftan; yüklenicinin eser sözleşmesi kapsamında inşaatı yaparken komşu taşınmaza verdiği zarardan dolayı; 818 sayılı
Borçlar Kanunu'nun (BK) 41. (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49.) maddesi uyarınca kusura dayanan bir sorumluluk altında
olduğu da muhakkaktır.