(6100 S. K. m. 353, 355, 362)
Van 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2016 tarih, 2013/143 Esas 2016/437 Karar sayılı dava dosyasından yapılan yargılama sonucunda, davanın kısmen kabulüne dair verilen karar davalı Sağlık Bakanlığı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olmakla, HMK 353. madde uyarınca dosya üzerinden inceleme yapıldı.
Gereği düşünüldü:
DAVA; Van 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/143 esasına konu dosyada davacı vekili; 30/09/2011 tarihinde .... Caddesi üzeri .... Hastanesi kavşağında, ....'ın sürücülüğünü yaptığı .... plaka sayılı ambulans ile ....'in sürücülüğünü yapmış olduğu .... plaka sayılı araçların çarpışması sonucu ölümlü ve yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, meydana gelen kazada müvekkili ....'ın, ....'ın kullanmış olduğu ambulansta hasta refakatçısı olarak bulunduğunu, yaşanan kazada müvekkilinin ağır yaralandığı ve günlerce hastanede tedavi gördüğünü, sonrasında dalağını kaybettiğini, müvekkilinin bundan sonraki hayatına dalağı gibi önemli bir organı olmadan devam edeceğini, kazaya ilişkin olarak Van 3. Sulh Ceza Mahkemesin'ce 10/02/2012 tarihinde yapılan keşifte alınan bilirkişi raporunda .... plaka sayılı aracın tali kusurlu olduğu, diğer .... plaka sayılı aracın ise asli kusurlu olduğunun tespit edildiğini, bu nedenle yaşanan kazadan dolayı yaralanarak sakatlık geçiren müvekkilinin geçici iş göremezlik zararı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kusurları oranında tahsilini, müvekkilinin sürekli iş göremezlik zararı için ise 1.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan kusurları oranında tahsilini, müvekkilinin tedavi giderleri için 500,00 TL, manevi tazminata ilişkin olarak da 35.000,00 TL'nin davalılar .... plaka sayılı ambulans şoförü .... ile araç işleteni Sağlık Bakanlığı ve .... plaka sayılı araç işleteni S.S.3 Nolu minibüsçüler Motorlu Taşıyıcılar kooperatifinden kusurları oranında müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Van 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin birleşen 2016/171 esasına konu dosyada, davacı vekili; 30.09.2011 günü .... Caddesi üzerinde dava dışı ....'ın yönetimindeki .... plaka sayılı ambulans ile ....'in sürücülüğünü yapmış olduğu, .... plaka sayılı araçla çarpışması sonucu dava dışı ....'ın kullanmış olduğu ambulansta refakatcı olarak bulunduğunu, trafik kazası sonucu müvekkili olan ....'ın yaralandığını ileri sürerek 2.500,00 TL maddi ve 35.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesini talep ve dava etmiş 09/08/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile tazminat talebini 86.385,51 TL'ye çıkardığı anlaşılmıştır.
CEVAP:
Davalı .... sigorta şirketi vekili; kazaya karışan dava konusu .... plaka sayılı aracın kendi şirketleri nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, müvekkil şirketin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup bedeni zararlarda maddi tazminat talebinin poliçe limitinin 200.000,00 TL olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı .... sigorta şirketi vekili; kazaya karışan .... plaka sayılı aracın müvekkil şirket nezdinde ZMMS ile sigortalı olduğunu, davacı tarafın yaşanan kaza ile ilgili olarak kendilerine herhangi bir başvurusunun olmadığını, davacı tarafın talep ettiği tedavi giderleri ile geçici iş göremezlik giderlerini Sosyal güvenlik kurumundan talep etmesi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ....; davaya konu kullandığı .... plaka sayılı ambulans şoförü olduğunu, araç ile hasta taşıdığını, Van .... ışıklarına geldiği sırada aniden önüne araç çıkması sebebiyle kaza yaptığını, bu kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, suçsuz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir.
YEREL MAHKEME KARARI: Mahkemece "kaza sonucunda davacının meslekte kazanma gücünü kaybedip kaybetmediği, kaybetmiş ise hangi oranda kaybettiğine yönelik tespitin, Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerine göre yapılması amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun tanzim ettiği raporunda, ....'ın 30/09/2011 tarihinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre % 18,2 oranında meslekte kazanma gücünü kaybettiği belirlenmiştir. Sözü edilen bilirkişi raporunun gerekçesinin denetime elverişli ve yerinde olduğu, bu nedenle bilirkişi raporuna itibar edilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Davacının meslekte kazanma gücündeki azalmaya göre, uğradığı maddi zararın PMF 1931 Yaşam Tablosuna göre hesaplanması için, mahkememizce aktüerya bilirkişiye inceleme yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından hazırlanan raporda, davacının gelirine göre uğradığı zarar, geçici iş göremezlik tazminatı 175,72 TL, sürekli iş göremezlik tazminatı ise 86.209,79 TL olarak belirlenmiştir. Bu bağlamda bilirkişinin tanzim ettiği raporun gerekçesi ve hesap yöntemi yönünden doğru olduğu, davalıların ZMMS kapsamında üçüncü kişi durumundaki davacının zararını tazmin etmekle yükümlü olduğu kanaatine varılarak maddi ve manevi tazminatın kısmen kabulüne karar verilmiştir" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.
İSTİNAF İSTEMİ; Davalı Sağlık Bakanlığı vekili, davanın ticaret mahkemesi sıfatıyla asliye hukuk mahkemesinde açılmamasına rağmen hükmün ticaret mahkemesi sıfatıyla verilmiş olduğunu, mahkemenin gerekçesinde davacının ambulansta hasta refakatçisi olarak bulunduğunu ancak, hatır taşıması olarak kabul edilmediğini ve tazminatta indirime gidilmediğini, hatır taşıması sayılamayacaksa da sağlık hizmetlerinin bünyesinde barındıracağı ağır riskin, binmesine gerek olmadan ambulansa bindiği için davacı aleyhine dağıtılmasının bu yönüyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, kabul edilen tazminat miktarlarının fahiş miktarlarda olduğunu, indirime gidilmemesinin hatalı olduğunu, mahkemece kusur oranlarında yapılan hesaplamalarda da yanlışlık bulunduğunu, geçiş üstünlüğüne sahip ambulansa yol verilmemesinden dolayı oluşan kazada bakanlık olarak kusurlu görülemeyeceklerini belirterek, kararın kaldırılması yönünde istinaf dilekçesini sunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, yaralanmadan kaynaklı maddi ve manevi tazminat davasıdır.
Davacı vekili, müvekkili ....'ın trafik kazasında yaralandığını belirterek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak 2.500,00 TL maddi ve 35,000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesini istemiş ıslah ile tazminat talep miktarını bilirkişi raporu doğrultusunda arttırmıştır.
Davalılar, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu; davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilerek, geçici iş göremezlik tazminatı olarak 175.72 TL, kalıcı iş göremezlik tazminatı olarak 86.209,79 TL ve 20.000,00 TL manevi tazminata kusur durumunu dikkate alınarak karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamında, 30/09/2011 tarihinde davacının eşinin kanamalı hasta olması üzerine ambulans çağrıldığı, hasta evine davalı ....'ın sürücülüğünü yaptığı ve Sağlık Bakanlığı'na ait ZMMS'si .... Sigorta A.Ş olan .... plakalı ambulansın geldiği, hasta ile beraber ambulansa davacının da bindiği ancak, ön tarafa mı arka tarafa mı bindiğinin tespitinin yapılamadığı, .... Caddesi üzeri .... Hastanesi kavşağında ....'in sürücülüğünü yaptığı .... plakalı araç ile çarpıştığı ve kazada davacının yaralandığı, davacı tarafından davalılar aleyhine bu davanın açıldığı, yargılama aşamasında mahkemece Sağlık Bakanlığı ve .... Sigorta yönünden dosyanın tefrik edilerek idari yargının görevli olduğundan bahisle usulden davanın reddedildiği, davacı tarafından dosyanın idare mahkemesine aktarıldığı, Van 1. İdare Mahkemesi'nce de görevsizlik kararı verildiği, uyuşmazlık mahkemesi tarafından verilen kararla görevli mahkemenin adli yargı olduğunun belirlemesinin yapıldığı, dosyanın bu iki davalı yönünden mahkemenin 2016/171 esasına tekrar kayıt edildiği ve akabinde birleştirme kararı verildiği ve sonuç itibariyle dosyanın Ticaret Mahkemesi sıfatı ile hükme bağlandığı belirlenmiştir.
HMK 'nun 355.maddesi gereğince istinaf incelemesi, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen kararı süresinde sadece Sağlık Bakanlığı istinafa getirmiştir. İstinaf dilekçesinde, mahkemenin başlangıçta belirtilmemesine rağmen ticaret mahkemesi sıfatı ile davayı yürütmesinin yerinde olmadığı, mahkemece olayda hatır taşıması indirimine gidilmediği, davacının olayda müterafik kusurunun bulunduğu, kusur oranlarının hatalı belirlendiği ve tazminatın fahiş olarak hesaplandığı ileri sürülmüştür.
Davanın niteliğine göre, davaya bakma görevi ticaret mahkemesine aittir. Van ilinde ayrı bir ticaret mahkemesi olmadığından davaya ticaret mahkemesi sıfatı ile bakılması ve bu şekilde sonuçlandırılması yerindedir.
Mahkemece Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesinden kusura ilişkin rapor alınmıştır. 28.05.2015 tarihli bu raporun kaza tespit tutanağı ve dosya içeriği ile karşılaştırıldığında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.
Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Kurulunun tanzim ettiği maluliyete ilişkin rapor da Yargıtay uygulamalarına uygun bir rapordur.
Aktüerya bilirkişisi .. tarafından düzenlenen 13/06/2016 tarihli rapor davacının gelirini ve adli tıp raporlarını gözeterek düzenlenmiş bir rapor olup, bu anlamda mahkemece de belirtildiği gibi hükme esas alınması yerindedir.
Kazaya karışan .... plakalı araç ambulans olup Sağlık Bakanlığı adına kayıtlıdır. Bir kazada hatır taşımasından söz edebilmek için menfaate ve ücrete dayanmayan bir taşımanın olması gerekir. Ahlaki yükümlülükler gereği yapılan taşımalar hatır taşıması olarak değerlendirilemez. Olay tarihinde davacının eşinin kanamalı bir hasta olup acil şekilde hastaneye yetiştirilmesi gerekmektedir. Bunun için gelen ambulansa davacının binmesi hayatın olağan akışı içerisinde normal bir davranıştır. Burada hatır taşımasından ziyade bir bakıma ahlaki bir davranışın tezahürü vardır. Kaldı ki, davalı bakanlığın iddia ettiği gibi ambulansa binmenin uygun olmadığı durumlarda bunu bakanlık çalışanlarının önlemesi gerekir. Davacının bu şekilde binmesine izin vermek bakanlığın da kusurlu olduğunu göstermekte olup, bu anlamda davacı yönünden bir kusur indirimi yoluna gitmek hakkaniyetle bağdaşmaz.
Tüm bu açıklamalar ışığında davalı Sağlık Bakanlığı vekilinin tüm istinaf taleplerinin reddi gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:
1-Dosya kapsamı, delil durumu gözetilerek, Van 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 22/12/2016 tarih, 2013/143 Esas 2016/437 Karar sayılı ilamının usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b(1) maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf başvurusunda bulunan davalı Sağlık Bakanlığı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
3-İstinaf başvurusunda bulunan taraf harçtan muaf olduğundan, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından istinaf yoluna başvuran taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Kararın yerel mahkemece taraf vekillerine tebliğine,
Dair, HMK’nın 353/1-b (1). maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde davalı Sağlık Bakanlığı aleyhine hükmedilen tazminatın miktarı dikkate alınarak aynı yasanın 362/1-a. maddesi uyarınca kesin olarak oybirliği ile karar verildi. 30/03/2017 (¤¤)
Erzurum BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. Hukuk Dairesi
Esas: 2017 / 235
Karar: 2017 / 198
Karar Tarihi: 30.03.2017
SİNERJİ