Hukukhaberleri
Maddi Zarar Ev Hanımı Olan Davacının Geçici İş Göremezlik Zararının Asgari Ücret Esas Alınarak Hesaplanması Gerektiği Yazdır
Sosyal Medyada Bizi Paylaşın

(818 S. K. m. 47) (6100 S. K. m. 26) (1086 S. K. m. 74)

Dava: Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 11.3.2013 gününde verilen dilekçeyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 19.11.2013 tarihli kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü:

Karar: 1- Davacının temyiz itirazları yönünden:

Karar, taraflarca temyiz edilmiştir. Bunlardan davacı H.U.M.K.nun 432/1. maddesinde yazılı on beş günlük ve 427/4 ve 433/2. maddelerinde belirlenen on günlük süreleri geçirdikten sonra kararı temyiz ettiğine göre temyiz istemi reddedilmelidir.

2- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.

3- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince:

a- Dava, kasten yaralama eylemi sebebiyle uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş: hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

818 Sayılı Borçlar Yasası'nın 47. maddesi gereğince yargıcın, özel durumları göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Takdir edilecek bu tutar, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir işlevi (fonksiyonu) olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi malvarlığı hukukuna dair bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek tutar, var olan durumda elde edilmek istenilen doyum (tatmin) duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.6.1966 gün ve 7/7 Sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel durum ve koşullar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden yargıç, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde nesnel (objektif) ölçülere göre uygun (isabetli) bir biçimde göstermelidir.

Davaya konu olayda, olay tarihi, olayın gelişimi, tarafların ekonomik ve sosyal durumlarıyla yukarıdaki ilkeler gözetildiğinde: davacı yararına hüküm altına alınan manevi tazminat miktarı fazladır. Davacı yararına daha alt düzeyde manevi tazminata karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmiş olması doğru değildir. Bu sebeple kararın bozulması gerekmiştir.

b- Mahkeme, davacının maddi zararı olarak: lens takımı ücretinin, öğretim üyesi muayene ücret farkının, ceza davasında kendisini vekil temsil ettirmiş olması sebebiyle ödenen vekaletname gideriyle avukatlık ücretinin ve 15 günlük geçici iş göremezlik zararının davalıdan tahsiline karar vermiştir.

Vekalet ücreti yargılama giderlerinden olup karşı tarafa yükletilmesi gereken yargılama giderleri, o davanın ayrıntısı niteliğindedir ve ilgisi bulunduğu asıl dava veya takipte hüküm altına alınır. Asıl davanın kesinleşmesinden sonra, o davaya dair yargılama giderleri ayrı bir davaya konu yapılamaz. Davacının kendi vekiliyle yaptığı ve sadece akdeden tarafları bağlayan nispi nitelikteki ücret sözleşmesi uyarınca ödenmesi kararlaştırılan bedel vekaletname giderinden, eldeki tazminat davasında davalının sorumlu tutulması doğru değildir. Açıklanan sebeple vekaletname gideri ve avukatlık ücretine dair istemin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

c- Dosya kapsamından: Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulu'nun 6.4.2005 tarihli raporunda, davacının maruz kaldığı yaralanmasının on beş gün mutad iştigaline engel teşkil edeceğinin belirtildiği, bu süre esas alınarak geçici iş göremezlik zararının hesaplanması için hukukçu bilirkişiden 20.8.2013 tarihli bilirkişi raporunun alındığı, raporda: davacının günlük iş ve yemek ücretinin takdiren 50 TL olarak belirlenerek, bu miktar üzerinden hesaplama yapıldığı anlaşılmaktadır. Ancak bilirkişi raporu hükme esas alınmaya yeter nitelikte ve denetime elverişli değildir. Davacı, ev hanımı olup geçici iş göremezlik zararının olay tarihindeki asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekmektedir. Yetersiz raporla hüküm kurulmuş olması bozmayı gerektirmiştir.

d- Davacı dava dilekçesinde; 1.070,00 TL maddi tazminat isteminde bulunmuş, yargılama sürecinde sunduğu açıklama dilekçelerinde ise: olay sebebiyle yapmış olduğu masrafların 1.329,73 TL olduğunu bildirmiştir. Ancak maddi tazminat istemini bu miktara ıslah ettiğine dair bir beyanda bulunmadığı gibi ıslah ya da tamamlama harcı da yatırmamıştır. Şu halde davacının eldeki davada maddi tazminat istemi 1.070,00 TL'dir. Mahkeme ise, 1.207,30 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar vermiştir.

H.M.K.nın 26. (H.U.M.K.un 74.) maddesi uyarınca hakim, tarafların talep ve sonuçlarıyla bağlıdır: ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacının talebini aşar şekilde karar verilmesi doğru değildir. Açıklanan gerekçe ile de kararın bozulması gerekmiştir.

Sonuç: Temyiz edilen kararın, yukarda (3-a-b-c-d) numaralı bentte gösterilen sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA, davalının diğer temyiz itirazlarının (2) numaralı bentte, davacının temyiz isteminin (1) numaralı bentte gösterilen sebeplerle reddine ve taraflardan peşin alınan harçların istenmesi halinde iadesine, 19.02.2015 tarihinde oybirliği ile, karar verildi.

 

T.C YARGITAY
4.Hukuk Dairesi
Esas: 2014/ 5224
Karar: 2015 / 1788
Karar Tarihi: 19.02.2015

Copyright © 2015 - Mavıoğlu
Uşak / Türkiye