makaleler
Avukatların Otopark Mücadelesi Yazdır
Sosyal Medyada Bizi Paylaşın

Avukatların Otopark Mücadelesi

Başlık muhakkak sizlerde bir çağrışım yaratmıştır ancak ben yine de konuyla alakalı bilgi vermeye çalışayım. Bu olay ülkemizin İç Ege Bölgesi'ndeki sessiz, sakin bir il olan Uşak'ta yaşanmaktadır. Olay diye nitelenen durum, anayasal hak olan “protesto hakkı”nın avukatlarca kullanılması sonucu, avukatların karşı karşıya kaldığı ceza davasıdır. Bu ceza davası konusunu şimdilik buraya bırakalım çünkü avukatlara isnat edilen suçlamalar ve istenilen cezalar tam anlamıyla evlere şenlik. Yakın zamana kadar Uşak ili merkezinde, bütün devlet daireleri birbirine yakın konumda yer almaktaydı. Uşak Adliyesi de merkezde yer alan devlet dairelerinden birisiydi. Adliye binasının merkezde olmasının artıları vardı diyebiliriz fakat fiziki olarak artık adliye mekanizmasının işlerliği bakımından yeterli olmadığı da ortadaydı. Avukatların, avukatlık mesleğini icra ettikleri hukuk bürolarının şehir merkezinde olması ve eski adliye binasının şehir merkezinin içinde sıkışık konumda bulunması ve fiziki olarak otopark imkanı bulunmaması nedeniyle avukatlar araçlarını park edecekleri yerleri kendileri bulmaktaydılar. Bu durumdayken kimseden de otopark konusu ile ilgili herhangi bir talepleri bulunmamaktaydı. Daha sonra şehrin merkezine uzak bir alana büyük bir adalet sarayı kondurdular. Vatandaş, bu adalet sarayının büyüklüğüne ve göze hoş gelen mimari yapısının etkisine kendisini kaptırmıştı. Avukatlar ise sarayların ihtişamına aldanmayıp, adalet duygusunun evrensel hukuka uygun olarak, nasıl temin edilmesi gerektiği konusunda, kendilerine düşen sorumluluk bilinciyle hareket etmekteydiler. Fiziki olarak yeni yapılan adalet sarayını beğenmemek gibi bir eğilimleri olmamıştı ancak tek temennileri; fiziki olarak bu binada oluşacak adalet dağıtım mekanizmasından; adil ve kamu vicdanını rahatlatacak kararların çıkmasıydı. Kimse “adalet” adı verilen sarayın girişinde adaletsizliğin başlayacağını tahmin edemezdi. Olağanüstü durumların olağanlaştırılmaya çalışıldığı bugünlerde avukatların bu durum karşısında sessiz kalması beklenemezdi. Yargı yetkisi, Türk Milleti Adına bağımsız ve tarafsız mahkemeler aracılığıyla kullanılmaktadır. Yargılama faaliyeti kapsamında ise iddia ve karar makamına göre savunma makamının temsilcileri avukatlar, aşağıda bir pozisyonda olmayıp yargının asli kurucu unsurlarındandır. Avukatın yaptığı işin sadece serbest meslek kapsamında değerlendirilmesi, yargılamanın asli unsurlarından bağımsız savunmayı temsil etmesi bakımından kamu görevinin ifa edildiği gerçeğini unutturmamalıdır. Bağımsız savunma makamının temsilcileri olarak Uşak'ta mesleğini icra eden avukatlar, yeni yapılan adalet sarayına, kendilerine özel olarak tahsis edilmiş yeterli sayıda arabaya uygun otopark alanı bulunmadığı için arabalarını adliye binasının içine olması gerektiği şekilde koyamamaktadırlar. Kıymetli hukukçu meslektaşlar olarak, hakim ve savcılar için ise haddinden fazla büyük ve hem açık hem de kapalı otopark alanı ayıran Uşak Başsavcılı'ğı, avukatların yargının kurucu unsuru olduğunu unutup avukatları öteleyen, dışlayan ve mesleği itibarsızlaştırmayı amaçlayan bir tavır sergilemektedir. Eski Uşak Barosu Başkanı döneminde, avukatların yaşadığı otopark kriziyle ilgili Başsavcılı'ğa yönelik sorunun karşılıklı iyi niyet esasına dayalı diyalogla çözüme kavuşturulması bakımından büyük çaba sarfedilmişse de, avukatları yargının içinde asli unsur olarak görmeyen bir düşünce yapısının makamları işgal ediyor olması nedeniyle baro tarafından atılan her adım karşılıksız, uzatılan her el havada bırakılmıştır. Uşak Barosu'na kayıtlı bir meslektaşımıza ait arabanın otopark alanından, Başsavcılı'ğın talimatıyla çekici marifetiyle çektirilmesi ve otopark alanınına girişin avukatlara ait araçlara yasaklanması bardağı taşıran son damla olmuştur. Avukatlara, kamuoyu oluşturmak ve çözümsüz bırakılan soruna dikkat çekmek için anayasada güvence altına da alınan “protesto hakkı”nı kullanma yolunu seçmek dışında bir çıkar yol bırakılmamıştır. Barış yanlısı olarak şiddet unsuru kullanılmayan, ayrıca demokratik değerlere uyularak gerçekleştirilen protesto amacı taşıyan gösteri ve yürüyüşler meşrudur. Avukatlar da, anayasal hakları olan protesto haklarını, adalet sarayının girişinde arabalarını belli bir süre bırakıp korna çalarak gerçekleştirmişlerdir. Yapılan otopark eylemi neticesinde Uşak Başsavcılı'ğı avukatlara yönelik tutum ve davranışını daha da sertleştirmiştir. İlk olarak avukatlara yaptıkları eylem sonucu idari para cezasının kesilmesi sağlanmıştır. Avukatlar, “parası neyse veririz, protestomuzu yaparız” diye esprili bir şekilde olaya yaklaşırlarken, ileride ceza hukuku açısından bir utanç vesikası olarak yerini alacak cezai yaptırım tehdidi ile karşı karşıya bırakılmışlar ve trajikomik durumun içinde kendilerini bulmuşlardır. Yapılan otopark eylemi sonucu avukatlar hakkında 'ulaşım araçlarını alıkoyma' ve 'kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' suçlamaları kapsamında 10 yıla kadar ceza istenmektedir. Amacı adliye binasındaki otopark sorununa dikkat çekmek olan barışçıl bir protesto nedeniyle isnat edilen suçlamalar ve istenilen cezalar kabul edilebilir nitelikte değildir. Avukatların cezai müeyyide ile karşı karşıya bırakılmalarının; savunmanın ve dolayısıyla vatandaşın susturulmak istenmesi amacını taşıdığı ortadadır. Türkiye Barolar Birliği Başkanı Sayın Metin Feyzioğlu esas amacın vatandaşın adliyeden uzaklaştırılmak istenmesi olarak yorumlamış, birlik olarak duruşma gününde bırakın adliyeyi bütün Uşak'ın trafiğini tıkayacak yoğunlukta bir katılımla desteklerini sunacaklarını açıklamıştır. Otopark davasında yargılanan avukat meslektaşlarımızla dayanışma içinde olmak ve onları savunmak için bizler, yüksek sesle; bu iddianamenin bir paçavra olduğunu, hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu, meslektaşlarımızın zorla dahil edildiği bu tiyatronun bir an evvel sona erdirilmesi gerektiğini ve dün olduğu gibi bugün de ve gelecekte de görevimizi yaparken kimseye, ne müvekkile ne hakime, hele ne de iktidara tabi olmadığımızı dile getiriyor olacağız.

Avukat Asım MAVIOĞLU

Copyright © 2015 - Mavıoğlu
Uşak / Türkiye